sadece yakın arkadaşlarım bana capon der. tamam herkes bana capon, japon, çinli, tayvanlı, koreli ilk aklına ne gelirse öyle der işte.
the show must go on the show must go on inside my heart is breaking my make up may be flaking but my smile still stays on whatever happens i'll leave it all to chance another heartache another failed romance on and on does anybody know what we are living for i guess i'm learning i must be warmer now i'll soon be turning round the corner now outside the dawn is breaking but inside in the dark i'm aching to be free
Queen...
moulin rouge...
iyi performanstı iyiydi iyi...
let me take you down cause i’m going to strawberry fields nothing is real
tek hatırlayan ben değilmişim ne havalara girmiştim oysaki
“aaa sıdıka’da da anne kızlardıı hatırlıyor musuuuunnn?”
paul john natalie daha ne olsun.
bolin adamımsın.
sonra selin neden paul’u seviyor.
yaş yetmiş iş bitmiş de demeyin.
zaten birgün ölüm haberini alacağım korkusuyla yaşıyorum.
dese bile oluyor mu sanki?!
It’s not what people say, it’s what they do.
kesinlikle önemsiyor.
“hani bıçakla delerler ya bastıra bastıra”
“böylee şey çekiçlen kafama vuruyolar gibi”
“sanki testereyi almış bacağımı kesiyolar”
“omzumu sanki baltalıyorlar”
hayır anlamadığım şey bu duyguları biz nerden biliyoruz daha önce yaşadık mı?
paylaşmadan geçmeyeyim o zaman; ne de olsa üçünü de yirim.